BU HAFTA '' DEGİŞİM EĞİTİM İLİŞKİSİ ÜZERİNE KURAMLAR''ANLATILDI.
DEĞİŞİM EĞİTİM İLİŞKİSİ ÜZERİNE
KURAMLAR
Geleneksel anlamda eğitim , bir toplumun, genel-geçer değerlerini yetişmekte olan
kuşaklara benimsetme etkinliği olarak tanımlanmaktadır.
Oysa günümüzde eğitim yeni amaçlar, boyutlar ve işlevler yüklenmiştir.
Bilimsel ve teknolojik alandaki çok hızlı gelişmeler , ve bu gelişmelerin sonucu olan bilgi patlaması, toplumların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapılarını da hızla değiştirmektedir.
Yaşanan bu değişim süreci , kültür
aktarma aracı olarak bakılan ve bu işleviyle de tutucu bir nitelik taşıyan
eğitimi, kültür aktarmanın ötesinde, toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasal,
teknolojik v.b. değişmelerden hem etkilenen, hem de bu değişmeyi
etkileyen işlevsel bir kurum olmaya ve katkıda bulunmaya zorlamaktadır.
TOPLUM
Toplumbilimciler,
en basit, en genel kavramların tanımlanmasında bile görüş birliğine varamamaktadırlar.
Bu konuda uzlaşı sağlanamamasının temel nedeni olarak da,
her toplumbilimcinin, içinde yaşadığı toplumsal çevrenin maddi ve
tinsel koşullarından farklı bir biçimde etkilenmesinin etken olduğu
söylenebilir.
Başka deyişle her toplumbilimci kendi görüş ve yaşantısına
uygun olarak, toplumsal bütünlüğü oluşturan insanlararası ilişki, toplumsal
birim ya da öğelerden birisini ya da bazılarını öne alarak tanım yapmaktadır
Bu gruptaki düşünürlerin temel kaygıları toplumsal düzenin nasıl sağlanacağı ve sürdürüleceğidir.
Onlara göre toplumsal bütünleşmeyi sağlayan temel güç toplumsal değerler, normlar ve kurallardır
Çatışmacı kuramı savunanlar ise
toplumu, temel gereksinimlerini en yüksek düzeyde karşılamak ve mümkün olduğu
kadar daha çok kaynaklara sahip olmak için mücadele eden karşıt
grupların oluşturduğu bir sistem olarak tanımlamaktadırlar.
TOPLUMSAL DEĞİŞME
Bilindiği üzere tek başına
"değişim" kavramı, tüm nesne ve olayların var olma biçimi olup,
önceki durum ya da davranıştan farklılaşmayı içerir.
Burada değişime konu ya da tabi olan
nesne, olgu, olay ve benzerlerinin nicel ya da nitel anlamda başkalaşması,
biçim değiştirmesi ya da dönüşmesi söz konusudur.
DEĞİŞME-EĞİTİM İLİŞKİSİ
• Toplum, öğeleri
ya da kurumları arasında işlevsel bağ bulunan bir sistemdir.
• Gerek iç, gerekse dış etmenlerden kaynaklansın, sistemde başlayan bir değişme, bir noktada durmamakta; devam edip gitmektedir.
İŞLEVSELCİ KURAMDA EĞİTİM
• Bu kurama göre, okullar toplumun temel düşünce ve
değerlerini yetişmekte olan kuşaklara benimseterek benzeşmelerinde önemli bir
etkiye sahiptir.
• Başka bir söyleyişle toplumun istekleri doğrultusunda bireyi toplumsallaştıran eğitim, ona, isteklerini sınırlandırmak, doyum verici bir yaşamı gerçekleştirebilecek çerçevenin norm ve değerlerini benimsetmek işlevini görür
• Eğitim, yerine getirdiği bu tutucu işlevi sayesinde
çocukları toplumsallaştırarak, toplumsal yapı ya da düzenin sürdürülmesine
yardımcı olur.
ÇATIŞMACI KURAMDA EĞİTİM
• Bu kuram toplumu, genelde ekonomik ya da kültürel üstünlüğü
elinde bulunduranlarla, bunlara sahip olmak isteyen karşıt sınıf ya da
grupların oluşturduğu bir sistem olarak görmektedir.
• Çatışmacı kuramda toplum, sürekli olarak denge halinde bir
sistem olmayıp, aksine iç ya da dış etkenlerden kaynaklanan gerilim ya da
çatışmanın üstesinden gelerek, toplumsal düzeni ve değişmeyi sağlamaya çalışan
bir sistemdir ..
ETKİLEŞİMCİ YAKLAŞIMDA EĞİTİM
• Çok genel hatları ile, yukarıda verilmeye çalışılan işlevselci ve çatışmacı yaklaşımlara ilk eleştiri, konuya mikro sosyolojik açıdan bakan etkileşimcilerden gelmiştir..
YENİDEN YAPILANDIRMACILAR VE EĞİTİM
• Eğitime toplumsal değişmenin başlatıcısı olarak bakan
yeniden yapılanmacılara göre, eğitimciler, çocuğa, her şeyi içine alan
ayrıntılı bir toplumsal reform programını öğreterek, kendi başlarına toplumu
yeniden kurmaları için, çaba harcamalıdırlar.


Çok güzel olmuş hocam
YanıtlaSil